Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web




Links Menu:

HOSGELDiNiZ

GALERi 1

GALERi 2

GALERi 3

GRAVÜR SANATI

FOTO GALERi

LINKLER

iLETiSiM



GRAVÜR  Nedir ?

Fransizca "Gravure" sozcugunden alinan gravur, kazima resim sanati demektir. Agac, metal ve musamba gibi cesitli materyal uzerine kazinarak ya da tas uzerine yagli kalem ile islenerek ve baski ile elde edilen resim ya da yaziya "gravur'' adi verilmektedir.

Gravur sanati, cinko, bakir, madeni veya tahta ya da linolyum (=musamba) gibi plakalara kazima teknigini icerir ve kazinan resimlerin kagida basilmasi ve cogaltilmasiyla elde edilir.

Tarihce :

Grafik sanatlarin bir kolu olan ve Osmanlica’da “ hakk “ (=kazima-kabartma) sozcugu ile ifade edilen resim tekniginin, XV. yüzyilda, Hollanda'da basladigi saniliyor. Daha sonra diger cografyalara yayilan bu sanat, Almanya basta olmak uzere tum Avrupa'da yapila gelmistir. Ilk bilinen gravurler XV. yüzyilda Ren kiyilerinda agac uzerine kazinarak yapilmis olan figurlerdir. XV. Yuzyilda Alman Albert Durer, agac ve bakir uzerine yaptigi gravurlerle taninir. Italya'da Marca Antonio, maden uzerine celik ucla kaziyarak yaptigi eserleriyle bilinir. Fransa'da gravur sanatinin ilk temsilcisi Jean Duvet'tir. XVI. Yuzyilda Avrupa'da cok unlu gravur sanatcileri yetismistir. Thomas Leu, Robert Monteuil, Andran'lar, Jean Pesne, Edelinck, Callot, Claude ve Brebiette bunlardandir. Ressam Rubens renkli gravuru ile taninirken, Rembrandt, bakir uzerine yaptigi desenlerde büyük ifade gucune ulasmistir.

XVIII. Yüzyilda gravur sanati gelismis ve renkli agac baskilar dunya uzerinde gorulmeye baslamistir. Bu sanat Japonya'da da ileri gitmis ve Avrupali sanatcilari etkilemistir. Türkiye'de II. Abdulhamit devrinde azinliklar ve daha önceleri Avrupa ülkelerinin elcileri tarafindan baslatilan gravur sanati, saray cevresinde gelismistir. XVII. yuzyil ve daha sonralari, ozellikle Istanbul'u tasvir eden batidaki elci ve gezgin sanatcilar, cok sayida renkli ve siyah-beyaz gravur çalismalar yapmislardir. Bu calismalar, Avrupa ve ABD kutuphanelerinde nadir eserler olarak korunmaktadir. Istanbul, Izmir ve diger buyuk merkezleri gravurlerle tasvir eden belli basli sanatcilar sunlardir:

Jean-Baptiste van Mour, Antoine Ignace Melling, Eugene Flandin, Thomas Allom, William Bartlett, Gaspare Fossati, Louis-François Cassas, Joseph Schranz, Germain-Fabius Brest, Amadeo Pireziosi ve CarI Gustaf Löwenhielm. Istanbul ve çevresinin tarihini, mimarisini, yasayanlari hayatin pek çok detaylariyla tasvir etmislerdir.

Istanbul'da, azinliklar, evlerindeki ozel preslerle gravur baskilari yaparken, Turkler de bu sanata ilgi duymus ve cesitli baskilar gerceklestirmislerdir. Fakat, bunlarin yaptiklari baskilar konusunda belge mevcut degildir.

Bilinen ilk gravurler, Osman Hamdi Bey'in actigi Güzel Sanatlar Akademisi’nde tas baska yontemiyle yapmislerdir. Yapilan bu gravurlerin en iyi ornekleri Ressam Hoca Ali Riza'nn yaptigi calismalardir.

Cumhuriyet doneminde, 1937'de, Guzel Sanatlar Akademisi’nde acilan gravür atolyesinde, ilk Turk gravurculeri yetistirildi. Burada metal plakalar uzerine, iksilografi [Resim Basma] ve litografi [Yazi Basma] calismalari baslatildi. Sabri Berkel özellikle gravur calisti. Daha sonra Bedri Rahmi Eyuboglu, Eren Eyuboglu, Nevzat Akoral, Cemal Tollu ,Turgut Zaim ressamlar da gravur calistilar. Bunlar arasinda sayilmayan ve gravür sanatinda isim yapan sanatçiar ise Muzaffer Aslier, Aliye Berger, Muammer Bakir, Gunduz Golonu ve Mustafa Plevneli'dir.